çarpık karaltılar beliriyor gözümün önünde
izin silinmiyor çamurdan geçitlerde
karışmış yaprakların arasına ayın kızıllığı
kaybolabilir misin ışıltısında gözlerimin
yorgana gömdüğüm gibi yüzümü
gökyüzüne hapsettim yokluğunu
maviliklerden gelen o derin nefesi
çekebilir misin yüreğinin en ücrasına
düşerken kanattım dizlerimi
perçeminden yakalanmış bir melodiye
adanmış bir hatırada dolandı bağcıklarım
tutabilir misin düşmeden ellerimi
dikenli tellere takılıyor parmaklarım
sarılmadı kabuk bağlamayan yaralarım
akşam güneşini yakaladım senin için
silebilir misin göğün sisini
.

Yorumlar
Yorum Gönder